3.8.19

5 Vakit Namazdan Sonra Fâtiha, Ayet-el Kürsi, Şehidallâhu, Kulillâhümme Okumanın Fazileti

5 Vakit Namazdan Sonra Fâtiha, Ayet-el Kürsi, Şehidallâhu, Kulillâhümme Okumanın Fazileti
5 Vakit Namazdan Sonra Fâtiha, Ayet-el Kürsi, Şehidallâhu, Kulillâhümme Okuyana Mağrifet, Af, ve Firdevs Cenneti Müjdesi Var, Ayrıca 70 İsteği Kabul Olur.

5 Vakit farz namazında maddi ve manevi bereket vardır.
Kılmayan kardeşlerimiz namazlarını kılsınlar.
CENNET VAR CEHENNEM VAR.
BURADA CENNET MÜJDESİ VAR.
BUNDAN DAHA GÜZEL NE MÜJDESİ OLABİLİRKİ.


اَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.  



Fatiha Suresi 
1/FÂTİHA-1 : Bismillâhir rahmânir rahîm.El hamdu lillâhi rabbil âlemîn Er rahmânir rahîm.Mâliki yevmid dîn.İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn. İhdinâs sırâtel mustakîm.Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn.
 بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴿١﴾
الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿٢﴾
الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ ﴿٣﴾
مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ ﴿٤﴾
إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ﴿٥﴾
اهدِنَا الصِّرَاطَ المُستَقِيمَ ﴿٦﴾
صِرَاطَ الَّذِينَ أَنعَمتَ عَلَيهِمْ غَيرِ المَغضُوبِ عَلَيهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ ﴿٧﴾
Meali : Rahmân ve rahîm olan Allah'ın ismi ile.Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.Rahmân’dır, Rahîm’dir.Dîn gününün mâlikidir. (Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.
 ------------------------------------
Ayet-el Kürsi
 2/BAKARA-255: Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm(kayyûmu), lâ te’huzuhu sinetun ve lâ nevm(nevmun), lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fil ard(ardı), menzellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih(iznihî) ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum, ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bi mâ şâe, vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard(arda), ve lâ yeûdühü hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm(azîmu).
 
Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur (Sadece O vardır). Hayy’dır Kayyum’dur. O’nu ne bir uyuklama ve ne de bir uyku hali tutmaz. Göklerde ve yerde olan herşey O’nundur. O'nun izni olmadan, O’nun katında kim şefaat etme yetkisine sahiptir? Onların önlerinde ve arkalarında olanları (geçmiş ve geleceklerini) bilir. Ve O’nun lminden, O’nun dilediğinden başka bir şey ihata edemezler (kavrayamazlar). O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Ve o ikisini muhafaza etmek (yerlerin ve göklerin dengesini korumak, gözetmek), Kendisine zor gelmez ve O Alâ’dır (çok yücedir), Azîm’dir (çok büyüktür).

------------------------------------
AL-İ İMRAN 'daki 18-19 Ayeti Kerimeleri ve duanın okunuşu
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.
Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ hû. vel melâiketü ve ülül ilmi qâimem bil qıst. lâ ilâhe illâ hüvel azîzül hakîm.
Ve ene eşhedü bimâ şehidallâhu bihi ve estevdiullâhe hâzihişşehadete ve hiye indellâhi vedîatün inneddîne indallâhil islâm. 
AL-İ İMRAN 'daki 26-27 Ayeti Kerimeleri
Kulillâhümme mâlikel mülki tü'til mülke men teşâ. ve tenziul mülke mimmen teşâ. ve tüizzü men teşâu ve tüzillu men teşâ. biyedikel hayru inneke alâ külli şey in qadîr. Tûlicülleyle finnehâri ve tûlicünnehâra fil leyyl. ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayy. ve terzuqu men teşâu bi ğayri hisâb.



3/ÂLİ İMRÂN-18-19 Manası :
18-  Allâh, şüphesiz (taksim ve tayin ettiği rızıklarla eceller, kullarına emir buyurduğu hükümler ve karşılığında vaat ettiği sevaplarla azaplar dâhil hiçbir hususta) Kendisinden başka adâleti (icrâ ve) ikame etmekte olan hiçbir ilâh bulunmadığı gerçeğine şâhitlikte bulunmuştur. (O’nun büyük kudretini gören) melekler ve ilim sahipleri (olan peygamberler ve âlimler) de (aynı şâhitliği ikrar etmiştir). O (hiç yenilmeyip dâima gâlip gelen ve her işi yerli yerinde olan) Azîz ve Hakîm olan Zât’tan başka hiçbir ilâh yoktur!
19-  Şüphesiz ki Allâh nezdinde o (gerçek ve makbul) din ancak İslâm’dır. O kendilerine (Tevrât ve İncîl) kitap(ları) verilmiş olan (Yahudi ve Hristiyan)lar, (İslâm’ın hak olduğuna dâir kesin) ilim onlara geldikten sonra, (hak ve hakikati anladıkları halde) ancak aralarında bulunan bir kıskançlıktan dolayı ayrılığa düşmüştür.(Bu yüzden Rasûlüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in ve İslâm’ın doğruluğuna, Uzeyr ve Îsâ (Aleyhimüsselâm)ın Allâh’ın kulu olduğuna inanmak gibi itikadî konularda hak üzere birleşememişlerdir. Kimi Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`i ve İslâm’ı tümüyle nefyetmiş, kimi; Araplara mahsus olarak doğru kabul etmiş, kimi Îsâ ve Uzeyr (Aleyhimesselâm)ı Allâh’ın kulu ve rasûlü olarak görmüş, kimi de oğlu kabul ederek kâfir olmuştur.) Her kim Allâh’ın (kitaplarının) âyetlerini (ve hak dinin ancak İslâm olduğuna delâlet eden huccetleri) inkâr ederse şüphesiz ki Allâh, muhâsebesi pek çabuk olan Zât’tır. (Tüm kullarının hesabını, dünya saatlerinden altı saate denk gelen kısa bir süre içinde tamamlayacaktır.)

AL-İ İMRAN 'daki 26-27 Ayeti Kerimeleri Manası :
26  (Habîbim! Mâdem ki ümmetinin Allâh yolunda cihâdı ilerletip İslâm’ı dünyaya hâkim kılarak Acem ve Rum hükümdârlıklarının saltanatlarına sahip olmasını istiyorsun, öyleyse bana dua ederken) de ki: “Ey mülkün Mâliki olan Allâh! (Saltanat ve) mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çekip alırsın! Dilediğini (dünyada yahut âhirette veya her ikisinde de yardım ve tevfîkıne mazhar kılarak) aziz (ve değerli) edersin, dilediğini de (iki cihanda rezîl ü rüsvay ederek) zelil (ve alçak) edersin! Bütün hayırlar (ve şerler) ancak Senin (kudret) elindedir (ki, onun mâhiyeti kullarca malum değildir). Şüphesiz ki Sen (güçlü veya âciz kılma, yüceltme ya da alçaltma dâhil) her şeye (hakkıyla gücü yeten bir) Kadîr’sin!
27  (Gecenin saatlerinden bir kısmını eksiltip gündüze katarak) geceyi gündüze girdirirsin, (gündüzün saatlerini noksanlaştırıp geceye ilâve ederek) gündüzü de geceye girdirirsin. Ölüden diriyi çıkarırsın; diriden de ölüyü çıkarırsın! Dilediğini de (darlık ve fakirliğe uğratmadan) hesapsız olarak rızıklandırırsın!”
Müfessirler burada geçen “Ölü ve diri” tabirlerini maddî ve manevî olmak üzere iki kısma ayırmışlar, maddî ölüye; insan suyunu ve yumurtayı, diriye de; insanı ve civcivi misal getirmişler, manen ölü ve diri kabul edilen şeylere ise; kâfir-mümin, âlim-câhil gibi örnekler zikretmişlerdir.

Ali imran 18. ayeti Şehidallâhu 40 KERE TEKRARLI

Ali imran 26-27. Ayetleri Kulillâhümme 40 KERE TEKRARLI

Kaynak : Cübbeli Ahmet Hoca Efendi (Allah Ondan Razı Olsun)
Medya Hesapları:
Youtube : http://www.youtube.com/cubbeliahmethoca
Facebook : http://www.facebook.com/cubbeliahmethoca
Twitter : http://www.twitter.com/c_ahmethoca
Instagram : http://www.instagram.com/c_ahmethoca
Web Site : http://www.cubbeliahmethoca.tv
Alışveriş: https://www.herseybusepette.com/  
Disqus Comments